Özlü Sözler

Hayal gücü şiddetli bir şekilde rahatsız edilirse uzaktaki bir nesneyi vurabilecek oklar fırlatır. MONTAIGNE

Please update your Flash Player to view content.

fb_logo  tw_logo

Bültenimize kaydolun



Online Yardım

Siz evrende kaç tane yıldız olduğunu biliyor musunuz?

Kızımın haftaya Matematik sınavı var, anlamadığı da konular elbette. Bugüne kadar ona hiç ders anlatmadım, hala ve inatla karşıyım ben çocukların küçük yaşta ders almasına. Sorarsa yardım etmeye, çözümlerini birlikte kontrol etmeye evet ama o istemeden, “Ben bunu anlamadım, bana anlatır mısın?” demeden düzenli derse hayır.

Matematik bu şakaya gelmez. İrem de sinyali verdi zaten hafta başında, “Anne bana ardışık sayıları  gösterir misin?” diyerek. Kendi sınıfından birkaç arkadaşı da gruba dahil oldu, Pazar günü çok keyifli bir gün geçirdik.

Ardışık sayıların nesi keyifli olabilir değil mi? Matematik işte... Ama zaten asıl keyif o çocukların beni dinlerken sordukları sorularda, “Sorunun çözüm yöntemi neden böyle olabilir, neden 1 çıkarıyoruz?” şeklindeki sorularıma verdikleri cin fikirli cevaplarda. Çok güldük, çok eğlendik.

 
İtiraf Ediyorum: Ben kötü bir anneyim...

İtiraf ediyorum: Ben kötü bir anneyim...

Bugün anladım ki, ben öyle pek de matah bir anne değilim.  Şöyle ki:

Annelik konusunda kariyer yapamadım.

Çocuğumun haftasonu ödevlerini bilmiyorum, oturuyor,  kendisi yapıyor. Birşeye ihtiyacı olursa “Anne bana bunu anlatır mısın?”, “Anne, bilgisayarını kullanabilir miyim? “ diyor. Diğer anneleri göre göre bende acaip bir suçluluk duygusu başladı. Her haftasonu gönderilen “normal”  haftasonu ödevi ve yine her haftasonu  internet üzerinden yapılan İngilizce ödevinin yanısıra, bu Pazartesi sabahına İrem’in bir proje teslimi, bir izleme (benim jenerasyonun bildiği adıyla nam-ı diğer quiz) sınavı, sosyalden çalışması ve yazması gereken ödevleri varmış. Sabah okula bir toplantı için gittiğimde heyecanlı heyecanlı neler yaptıklarını anlatan diğer annelerden duydum. Çok utanıyorum çok, bildiğiniz gibi değil. Çocuk da yaptım, kariyer de, ama çocuk üzerine kariyer yapamadım maalesef.

 
Ders çalışmaktan nefret edenler için 5 öneri

Öğrencilere hep ders çalış deriz, ders çalışmanın önemini anlatır dururuz.  Ama bazıları bir türlü bunu hayata geçiremezler, bazıları bir heves “bu sefer çalışacağım” der, iki gün devam eder, sonra güzel bir filme ya da internete dalar, ödevi bırakır arkadaşına gider, ertesi akşam kendine verdiği sözü hatırlamaz bile.  Bu durumu o kadar çok her Pazartesi başlanan diyetlere benzetiyorum ki ... Diyet yapanlara doktorlar tarafından verilen tavsiyeleri okuyunca bunların bir çoğunun ders çalışmaya da uygulanabileceğini gördüm.

İşte ders çalışmaktan nefret edenlere pratik öneriler:

 
Ben artık bir Lise öğrencisiyim...

Ben artık bir Lise öğrencisiyim...

Herkese merhaba.

Yeni bir ders yılı daha başlıyor. Her ders yılının başında genelde annelerimize hitaben  bir Merhaba yazısı yazarım. Lütfen çocuklarınızı siz ders çalıştırmayın, destekleyin ama  zorlamayın vs vs..

Bu ders yılının başındaki yazım liseye başlayacak öğrencilerimiz için. Bu sene benim de liseye başlayacak öğrencim çok. Ayrıca bir süredir özel ders sitemiz www.emrakesim.com un arama istatistiklerinde gözüme çarpan bir detay var. Liseli öğrenciler merak içindeler;  acaba lisede dersler ağır mı, lisede nasıl ders çalışmalıyım,  sürekli ders çalışmak zorunda kalacak mıyım, lise derslerinde başarılı olmanın sırları neler... Hadi bu başlıklara bir bakalım “artık liseli” olan arkadaşlar. (Lise Hazırlık okuyanlar, siz de lütfen bir köşede bu yazıyı saklayın, seneye size de lazım olabilir.)

 
Derslerimiz 1 Ekim'de başlıyor. 
 
Merak Ettiğim Şeyler

Bu aralar o kadar çok şeyi merak eder oldum ki... Konuştuğum her öğrenci, her veli, her meslekdaşım, dinlediğim her hikaye, parçası olma şansı bulduğum her aile ben de büyük bir merak uyandırıyor.

1. Aileler neden çocuklarını seviyelerinin üstünde okullarda okutmak için ısrar ederler, neden daha gerçekçi davranmazlar?

2. Bütün dersleri kırık olan bir öğrenciye sırf matematikte bir yazılıdan 45 aldı diye en yeni model cep telefonu  niye alınır? Çocuk büyük bir başarıya mı imza atmıştır, yoksa aslında aile çocuğunun düşük model cep telefonuyla gezmesinden utanır söyleyemez de durumdan fırsat mı çıkarır?