Özlü Sözler

"Eğer en başarılı %1 içinde olmayı istiyorsanız, öğrencilerin kalan %99unun yapmadığı şeyleri yapmanız gerektiğini unutmayın." Emra Kesim

fb_logo  tw_logo

Bültenimize kaydolun




Çocuğunuz sizin yerinize işe gidiyor mu?
(0 - user rating)
Emra Kesim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 06 Kasım 2010 11:57
Bu içerik 242 defa görüntülendi.

Ben kendim öğrenciyken herkes benim gibi “çalışır” zannederdim. Şimdi bazen beni o kadar şaşırtan şeylerle karşılaşıyorum ki... Anne babamdan görmediğim veli tutumları, hayalini bile kuramayacağım öğrenci yaklaşımları..

Son derece ironik bir örnek olacak biliyorum ama, kendisi de ilköğretimde öğretmen bir velim var.  Biz birlikte çalışmaya başlamadan önce, oğlu yapmadığı ya da beceriksizce yaptığı, şekilleri güzel çizemediği için onun ödevlerini yapıyor (Bu arada oğlan ilköğretim ikinci kademe öğrencisi), sınav zamanı oturup, bırakın onu çalıştırmayı, öğrencisi yerine özetler hazırlıyor, tablolar çiziyormuş.  Şimdi de seyrek de olsa  böyle şeyler yaptığını gözlemliyorum, ama artık öğrencisi belirli bir kendi başına çalışma düzenini girdi, her geçen gün de daha iyi oluyor.

Yıllar önce uzun süre ders verdiğim ve şimdi üniversitede okuyan başka bir öğrencimin  velisi de  profesyonel olarak hiç iş hayatı olmamış bir öğretmendi. Kızı Lise 1’de benimle çalışmaya başladığı güne kadar kızını çalıştırmayı kendisine iş edinmişti. Tüm ödevlerini birlikte yapıyorlar, sosyal derslere de annenin eliyle yazdığı özetlerden çalışıyorlardı. Kızın kendi başına ne yapabileceği, kendi kapasitesi hakında en küçük bir fikri yoktu. Birlikte çalışmaya o kadar alışıklardı ki, ilk zamanlar anne de bizimle birlikte masaya oturuyor, ben gittikten sonra “çalıştırmak üzere” dersi dinliyordu.

Özel bir okulda öğretmenlik yapan  bir arkadaşım, 6.sınıftaki bir öğrencisinden okunamayacak derecede  kötü bir yazıyla yazılmış defterini  Şubat tatilinde “okunaklı bir yazıyla” temize çekmesini istemişti. İkinci dönem başında gelen defter inci gibi bir yazıyla yazılmıştı, ama içinde bir önceki detferde olmayan kelime ve cümle hataları vardı. “Çocuğu şubat tatilinde yorulmasın” diye anne oturmuş, İngilizce bilmemesine rağmen defteri temize geçirmişti.

Bu öğrencilerin hiçbir zaman kendi yeteneklerini geliştirme şansı olmamış ki, beceriksizce de olsa defterine üçgenler çizme şansı olamamış. Bu biraz “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan?” hikayesine benziyor, öyle düşündüğünüzü biliyorum. Meslek hayatımın ilk yıllarında, “çalışmayan, tembel öğrenci, annesi de ne yapsın, yardım ediyor” tezi bana, herkese olduğu gibi, daha mantıklı geliyordu. Bu tez,  çocuğuna ders ve ödevlerinde aşırı yardım eden yukarıda anlattığımız anne modelinin en büyük sığınağıdır her zaman...

Sonra, hem öğrencilerimin, hem kendi kızım da okula başlayınca, onun  ödev yapma ve ders çalışma şekillerini, hem de annelerin tutumlarını inceleyerek, tam tersi olabileceğini de farkettim.

Eğer bir veli, çocuğu okula başladığı ilk günün akşamından, “Aaa, bu akşam ne ödevin varmış, hadi beraber yapalım.” diyorsa, kendisi yardım  etmezse çocuğunun yapamayacağını düşünüyorsa, yanlışlarını silip mükemmel olması için yeniden ve yeniden yazdırıyorsa, tabii yazarken çocuk bıkıp isyan ederse o üzülmesin diye kendisi ödev yapmaya başlarsa....Evde ders çalışma ve ödev yapma savaşları çıkarsa...

Düzgün üçgen çizmeyi, hiç üçgen çizmeden öğrenebilir misiniz? Hadi velilerimize daha hitap eden bir örnek olsun, hiç direksiyona oturmadan “iyi” araba kullanabilir misiniz? İşe başladığınız ilk zamanlar  herşeyi doğru mu yapıyordunuz? Ya da evlendiğiniz ilk günlerde yaptığınız yemekler muhteşem miydi?

Ders çalışma konusunda yapılan birinci hata, anne babanın işi ile çocuğun işinin farklı olacağının, olması gerektiğinin öncelikle veli tarafından farkedilememesi. Siz nasıl  çocuğunuzdan sizin yerinize işe gitmesini beklemiyorsanız, çocuklarınızın da sizden “ödev yapmam için annem/babam yanımda olmalı, beni babam çalıştırır” vs beklentileri olmasına izin vermeyin. Bırakın kendi işlerini kendileri yapsınlar, yapmayı öğrensinler. Evet başlangıçta hata yapacaklar, bazıları hemen işin mantığını kapacak, kendi ders çalışma yöntemlerini bulacaklar; bazıları belki biraz desteğe ihtiyaç duyacak, bazıları bazı konuları hiç öğrenemeyecek ya da, sevmeyecekler. Ama mükemmel olmaları gerekmediğini, ellerinden gelenin en iyisini yapmalarının yeterli olduğunu sonunda öğrenecekler.  Lütfen onlara ellerinden gelenin ne olduğunu öğrenme fırsatı verelim.

Ders çalışmak, ödev yapmak, neyi, ne kadar ve nasıl çalışacağına karar verecek kadar iyi olmak, ancak “yaparak” öğrenilecek şeyler. Eğer onlara hata yapma fırsatını sunmazsak nasıl öğrenecekler ?

Başarıyla kalın,

Emra Kesim

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile